RESİM GALERİSİ

Haber Detayı

Cihannüma İstanbul Buluşması

Cihannüma İstanbul Buluşması, geniş bir katılımla Esenler Kültür Merkezinde gerçekleştirildi.Program misafiri Kadir Topbaş'ın mazereti sebebiyle katılamadığı program, Kuran-ı Kerim tilavetiyle başladı. İl temsilcimiz Rıza Yorulmaz'ın açış konuşmasından sonra, Genel Başkan Yardımcımız Mehmet Ünal, Meslekte Birlik Grubu Başkan Adayı Adem Çalışkan ve Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu birer konuşma yaptılar.650 mensubumuzun biraraya geldiği program, akşam namazının ardından sona erdi.

Haber Detayı

Ali İhsan Yavuz; 'Başkanlık Sistemi ve Yeni Anayasa' yı anlattı.

Cihannüma Dayanışma ve İşbirliği Platformu tarafından düzenlenen programda, Sakarya Milletvekili Ali İhsan Yavuz; "Başkanlık Sistemi ve Yeni Anayasa" yı anlattı. Anayasayı tartışmalıyız Biz işleyen bir sistem olmadığı için Başkanlık Sistemi ve yeni bir Anayasa istiyoruz. Anayasaya kutsal bir metin olarak bakılıyor. O yüzden dokunulamaz, el sürülemez, tartışılamaz olarak görülen anayasayı olması gereken yere koymamız gerekiyor. Anayasanın temeli çökmüştür Anayasa; milletten alınamayan egemenlik yetkisinin Anayasadan alınarak kullanılması üzerine kurgulanmıştır. Şu anki Anayasa millete güvenmeyen CHP zihniyetinin ürünüdür. Millet seçmese de iktidarda kalacak şekilde bir paradigma üzerine bina edilmiş ancak bu paradigma artık çökmüş durumdadır. Dolayısıyla mevcut Anayasanın bir anlamda temeli çökmüştür. Milletten uzak Anayasa ruhu Anayasa Mahkemesi, Anayasa değişikliklerini sadece usulden inceleyebileceği hükme bağlanmışken, başörtüsü değişikliğinde olduğu gibi zaman zaman esastan da inceleme yapmıştır. Bu çoğu kez “Anayasanın Ruhu”na atıfla gerçekleştirilmiştir. Bu ülke; Anayasanın kendisini tam olarak anlayamamışken bir de ne olduğu belli olmayan ruhu ile uğraşmak zorunda bırakılmıştır. İşlerine gelmediği durumda ruh çağırıcılar devreye giriyor. Anayasa mahkemesi de bu ruh çağırıcılığının başında geliyor. Kritik zamanlarda Anayasanın ruhuna aykırı mı, değil mi, ruh çağırıcılığı yöntemi ile çözüyorlar. Millet, ruhunu bilmediği Anayasaya daha fazla katlanamaz. O zaman bu Anayasanın öncelikle ruhunu teslim etmesi ve yeni bir Anayasanın yapılması gerekiyor. Devletin milleti mi? Milletin devleti mi? Mevcut anayasaya göre devletin milleti vardır. Halbuki devletin milleti olmaz, milletin devleti olur Anayasanın 177 maddesinin 113 maddesi bu güne kadar değişmiş. Yani yaklaşık yüzde 65-70’i değişmiş ancak bu kesinlikle yetmez. Zira  madde madde hepsini değiştirsek de olmaz. Anayasanın bir bütün olarak ele alınıp, yeniden kurgulanması lazımdır. Anayasadaki  egemenlik problemi 1924 Anayasası, millete ait olan egemenlik yetkisinin, sadece seçilmiş milletvekilleri eliyle kullanılabileceğini öngörmüşken, darbe Anayasası olan 1961 ve 1982 Anayasa'sında bu egemenlik yetkisinin Anayasada belirtilen organlar eliyle kullanılacağı hükme bağlanmış ve bir anlamda milletin elinden bu yetki alınmıştır. Özellikle Menderes'in büyük seçim başarısından sonra yaşanan ihtilal sonrası; ülkeye hakim olan CHP kafası millete güvenilemeyeceğine karar verip, milletin egemenlik yetkisini Anayasa'ya devretmiş. Hükümet kaybedilse de Anayasa ve kurumlar üzerinden iktidarlarını devam ettirmek istemişlerdir. Neden Başkanlık sistemi ? Şu anda Türkiye'de sağlıklı işleyen bir sistem olmaması yeni bir sistemi zorunlu kılmaktadır. Özellikle Cumhurbaşkanının doğrudan halk tarafından seçilmesi ile iki tane meşrutiyet alanı oluşmuş oldu. İki ayrı meşrutiyet alanının oluştuğu bir sisteme artık parlamenter sistem demek mümkün değildir. Şu anki sistem tam olarak olmasa da yarı başkanlık sistemine benziyor. Türkiye'de parlamenter sistem sağlıklı gitmemiş. 93 yılda 64 hükümet kurulmuş. Sık sık kurulan-dağılan hükümetler, milletvekili pazarlıkları, başarısız koalisyon denemeleri vs. Parlamenter sistemin gitmediğini ve başkanlık sistemine geçilmesi gerektiğini bize göstermiştir. Bizim düşündüğümüz Başkanlık sisteminde Başkan meclisi fes edebilecek. Ancak fes ettiğinde kendisinin de görevi bitmiş olacak. Tam bir denge sistemi kurulmuş olacak. Başkanlık sisteminde başkan ayrı, meclis ayrı seçilecek. Muhtemelen yeni sistemle daraltılmış bölge sistemi gelecek. Adayın belirlenmesinde en çok yerel memnuniyet belirleyici olacak, bu da partinin yukarıdan belirleyici etkisini azaltacak. Başkanlık Sistemine geçiş ile ilgili korkular Başkanlık sistemi ile ilgili yersiz iki büyük korku var. Birincisi Başkanlık sistemi diktatörlüğe yol açar mı? İkincisi de federal sistem gelir mi? Cumhurbaşkanının yasama yürütme ve yargıya ait yetkileri başkanlık sisteminden çok daha fazladır. Bu gün Yürütme ve Yasama tamamen iç içe geçmiştir. Oysa Başkanlık sisteminde sert kuvvetler ayrılığı vardır. Başkanlık sisteminde Yürütme yani Başkan yasa yapma ve bütçe kanunu çıkartma imkanına sahip olmayacaktır. Yasa tamamen parlamentonun işi olacak Başkan bu süreçlere müdahale edemeyecektir. Parlamento yasa yapacak, Başkan ise bu yasaları uygulayacaktır. Dolayısıyla tam bir denge-Fren sistemi söz konusu olup diktatörleşmenin olması imkansızdır. Eyaletlere ayrılma meselesine gelince, Bizim Başkanlık sistemi tasavvurumuzda federasyon kesinlikle yoktur. Bunu defalarca deklare etmiş olmamıza rağmen muhalefet bilerek bu konuyu manipüle ediyor. Sanki Başkanlık sistemi geldiğinde Türkiye eyaletlere ayrılacak gibi bir imaj oluşturmaya çalışıyorlar. Oysa Osmanlı’dan beri ki yaklaşık 700 yıldır Türkiye üniter yapı esasına göre yönetilmektedir. Başkanlık sisteminde de bu kesinlikle böyle devam edecektir. Normal 0 21 false false false TR X-NONE AR-SA

Haber Detayı

ÖNDER Genel Başkanı Cihannüma'nın misafiri oldu

ÖNDER Genel Başkanı Halit Bekiroğlu Cihannüma Dayanışma ve İşbirliği Platformu tarafından Sapanca'da gerçekleştirilen sohbet toplantısına katıldı.   Cihannüma ve Dayanışma ve İşbirliği Platformu tarafından her ay düzenlenen kahvaltılı sohbet toplantısının bu Ay konuğu ÖNDER Genel Başkanı Halit Bekiroğlu oldu. İmam Hatip Mezunları Derneklerinin çatısı olarak bilinen ÖNDER'in Genel Başkanı İmam Hatip okullarının dünü, bugünü ve yarını üzerine önemli açıklamalarda bulundu.   28 Şubat sürecinde kapanma ile yüz yüze kalan İmam Hatip okullarının bugün iyi bir noktada olduğunu vurgulayan Bekiroğlu; "Sayısal olarak 28 Şubat sürecinin öncesinin iki katıyız. Ancak sayısal olarak tatmin edici olsa da okul kalitesi üzerinde de istediğimiz başarıyı yakalamak istiyoruz." diye konuştu. İmam Hatip okullarının akademik başarı yanında toplumun değerleri ile barışık nesillerin de yetişmesine katkı sağlamayı hedeflediklerini söyleyen Bekiroğlu; "Bu konuda daha alınacak çok yolumuz var. Önceden halkın bağışları ile zar zor yapılan okullar varken, günümüzde bu binalar bizzat devletin eliyle yapılmaktadır. Bu konuda hepimiz yetkililere teşekkür borçluyuz" dedi.   Soru cevaplarla devam eden sohbetin bir kısmına, Sakarya Milletvekili Ali İhsan Yavuz da katıldı. Cihannüma Dayanışma ve İşbirliği Platformunun aylık buluşmaları yeni konu ve konukları ile devam edecek.

Haber Detayı

'Başkanlık sistemi tarihsel gelişmelerin ve coğrafyamızın dayattığı bir zorunluluktur'

Mardin Gençlik Merkezi Hukuk Kulübü’nün düzenlediği “Bir toplumsal sözleşme Anayasa ve Başkanlık Sistemi” konulu konferansa konuşmacı olarak katılan Cihannüma Mardin İl Temsilcisi Avukat Murat Durgan, Yeni Anayasa ve Başkanlık sistemiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.  Kızıltepe Gençlik Merkezi Konferans Salonunda; Mardin Gençlik Merkezi Hukuk Kulübü Başkanı Esin Alatekin’in modületörlüğünde düzenlenen konferansa Mardin İl Gençlik Spor Müdürü M.Hadi Çomaktekin, İl Gençlik Mekezi Müdürü Yusuf Dal, AK Parti Kızıltepe İlçe Yöneticileri, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ile gençlerden oluşan kalabalık bir davetli topluluğunun katıldı. Anayasa hukuku veya siyaset bilimi literatüründe devlet ve hükumet sistemi kavramlarının ayrı olduğunu kaydeden Avukat Murat Durgan, “Devlet sistemi üniter ve federal biçimde tasnif edilir. Hükümet sistemi tercihlerinden çok, uygulamaların demokratik algı ile ilişkileri önemlidir. Yapılan tartışmanın asıl mecraı da bu olmuştur. Bu konuda yapılan çalışmalarının tamamının ortak noktası hükumet sisteminin bir ülkede demokrasinin iyi veya kötü olmasının ölçütü olamayacağıdır. Burada ülkelerin gelişmişlik düzeyleri, ekonomik yapıları, büyüklükleri, siyasal kültürleri gibi faktörler değerlendirildiğinde farklı sonuçlar ortaya çıkabilir. Unutmamalıyız ki; Başkanlık sistemi tarihsel gelişmelerin ve coğrafyamızın dayattığı bir zorunluluktur.” dedi. Türkiye'de vesayet odaklarının her zaman güçsüz bir yönetimden ve siyasi istikrarsızlıktan yana tavır aldıklarını kaydeden Cihannüma Mardin İl Temsilcisi Avukat Murat Durgan, Zaman zaman giriştikleri açık ve örtülü darbe girişimleriyle sivil siyaseti kesintiye uğratma çabası içerisine giren vesayet odaklarının, ülkenin milyonlarca dolarını heba olmasına sebep olduklarına işaret etti. "VESAYET BAŞKANLIK SİSTEMİYLE SON BULACAK" Vesayet odaklarının Türkiye'de insanların tarifsiz acılar çekmesine ve türlü türlü mağduriyetlerin yaşamalarına yol açtıklarını kaydeden Durgan, söz konusu odakların; 27 Mayıs, 12 Eylül, 28 Şubat Darbeleri, 17-25 Aralık darbe girişimlerini her zamanki hedefleri uğruna gerçekleştirmeye çalıştıklarına işaret ederek, “Bugüne kadar yaşanmış darbeler ve darbe girişimlerinin tarihin tozlu raflarında yerlerini almaları ve orada kalabilmeleri için istikrarlı bir gelecek ve sorunsuz bir demokrasi için Başkanlık Sistemi’ne geçmek artık bir zarurettir. Başkanlık sisteminin en iddialı olduğu alan hem yasamanın hem yürütmenin doğrudan halk tarafından seçilmesi açısından demokratik ilkelere daha çok uyumlu olmasıdır. Nifakçı odakların, bölünme paranoyasına karşın aslında; Başkanlık sisteminde devletin üniter yapısı korunacaktır. Başkanlık sistemi, toplumun farklı kesimlerini kendi görüşlerine en yakın adayın seçilebilmesi için asgari müştereklerde uzlaşmalarını da sağlayacaktır. Sistem tartışmalarında bilinçli bir şekilde üstü örtülmeye çalışan bir diğer husus ise parlamenter sistemden kaynaklanan siyasal istikrasızlık ortamıdır. Örneğin; 1989 Özal'ın cumhurbaşkanı seçilmesinden 2002 AK Parti'nin ilk hükümetine kadar 11 hükümet kurulmuştur. Geriye dönüp baktığımızda AK Parti Hükümetlerinin yönetimi döneminde demokrasimize yapılan sabotajların ciddi anlamda amaçlarına ulaşamaların temel dayanı parlamenter sistemden ziyade güçlü lider ve güçlü temsiliyetten kaynaklı olduğunu rahatlıkla görebiliriz” diye konuştu. "BAŞKANLIK SİSTEMİ İSTİKRARIN VE DEMOKRASİNİN SİGORTASIDIR" Başkanlık sistemi ile ilgili tartışmaların yeni tartılan konular olmadığını aslında bu konunun 150 yılla aşkın belli bir geçmişinin olduğuna vurgu yapan Başkan Durgan, “Türkiye'de hükümet sistemi tartışmaları demokrasi tartışmaları ile aynı tarihsel derinliğe ve geçmişe sahiptir. Unutulmamalıdır ki,karşımızda çalışacağı bakanı dahi özgürce seçemeyen bir Başbakan ve hiç bir sorumluluğu olmadığı halde hükümetin her türlü atamasına müdahale edebilecek bir Cumhurbaşkanı var. Demokratik bir hukuk devletinde bundan daha trajikomik bir tablo olabilir mi? İslam’ın tarif ettiği değişmez hak ve adalet ilkelerine uygun, ana karar merciinin tek başkan olduğu ancak çoklu inanca ve hukuklarına da imkân tanıyan, adaleti şahısların değil sistemin sağladığı, Türkiye/Anadolu tipi bir başkanlık sistemi çözümün olmazsa olmazıdır.” Şeklinde konuştu Konuşmasının son bölümünde başkanlık sistemine karşı geliştirilen tezlerin arkasında ideolojik ve uluslararası güç odaklarından kaynaklı mülahazaların olduğunun altını çizen Durgan, Bunlardan birinin, vesayet odaklarının koalisyon veya azınlık hükümeti gibi seçeneklerin söz konusu olmadığı muhtemel bir başkanlık sisteminde kendilerinin “orta-sağ” kanatla rekabet etme şanslarının çok zayıf olduğu, parlamenter sistemi kendileri için şu veya bu ölçüde bir çıkış yolu olarak görmelerinden kaynaklandığını söyledi.

Haber Detayı

Cihannüma İstanbul Şehr'Emini Buluşmaları 6

Şehr'Emini Buluşmalarında Sancaktepe Belediye Başkanı Sn İsmail Erdem ile biraraya geldik.

Haber Detayı

Cihannüma İstanbul TÜGVA Ziyareti

STK Ziyaretleri kapsamında TÜGVA İstanbul yönetimi ile biraraya geldik.

Haber Detayı

Cihannüma İstanbul İKEV Ziyareti

STK Ziyaretleri kapsamında İlim Kültür ve Eğitim Vakfını ziyaret ettik.

Haber Detayı

İrfan Mektebi Söyleşileri 7

İRFAN MEKTEBİ SÖYLEŞİLERİNDE PROF. DR. TURAN KARATAŞ SEZAİ KARAKOÇ'U ANLATTICihannüma Derneği, Eğitim-Bir-Sen ile TDED'in birlikte düzenlediği İrfan Mektebi Söyleşilerinin yedincisi Hatuniye Medresesi’nde gerçekleşti. Program Cihannüma Derneği Karaman İl Temsilcisi Cahit Suci’nin selamlama konuşmasıyla başladı. Programda Atatürk Kültür Merkezi Başkanı Prof. Dr. Turan Karataş Sezai Karakoç’u anlattı. Program hediye takdimi ile sona erdi.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14
 Toplam Kayıt : 110