RESİM GALERİSİ

Haber Detayı

İçişleri Bakanı Sayın Süleyman Soylu 'Cihannüma Sabah Namazı Buluşmaları'na Katıldı

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Cihannüma Dayanışma ve İşbirliği Platformu Derneğinin düzenlediği "Sabah Namazı Buluşmaları" etkinliği çerçevesinde Kocatepe Camiinde dernek üyeleri ve vatandaşlarla bir araya geldi. İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Muhterem İnce ve Ankara Valisi Ercan Topaca'nın da katıldığı program Türkiye Diyanet Vakfı Kocatepe Konferans Salonu'nda devam etti. Kuran tilaveti ile başlayan program, Cihannüma Dayanışma ve İşbirliği Platformu Derneğinin üyelerinin okuduğu hatimler, vatanın bölünmez bütünlüğü için şehit olan güvenlik görevlilerimizin ruhuna dualarla hediye edildi.   Programın açılış konuşmasını yapan Cihannüma Teşkilat'tan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Şube Başkanı Ahmet AKÇA; "Bir sabah namazı buluşmamızda daha bir aradayız ve bugün özellikle şehitlerimiz için bir aradayız. Allah ü Teâlâ Kitabı Keriminde: 'Bir de sabah namazını kıl çünkü sabah namazı şahitlidir' buyuruyor. Şehit 'şahit olandır, hazır olandır.' Bize şahitlik edenlerin huzurunda şahit olunan zamanda bir araya gelelim istedik. Aziz şehitlerimizle,  dualarla hatimlerle halleşelim istedik. Bizlerle bu birlikteliği paylaşanlardan Allah razı olsun." diyerek başladığı konuşmasına Cihannüma Derneğinin kuruluş süreci ve felsefesini anlatarak devam etti: "Cihannüma Derneği; 'içinizde hayra davet eden, iyiliği emreden kötülükten men eden bir topluluk bulunsun' emri ilahisini kendine rehber edinmiş, yeni bir dünya, yaşanılabilir bir dünya, yeniden büyük Türkiye, yeni Türkiye idealiyle büyümüş, 1990’lı yılların milli görüş kuşağının oluşturduğu bir topluluktur.   Kuruluşunda Sayın Müsteşarımız Muhterem İnce Bey’in de büyük destek verdiği derneğimiz 2013 yılında Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarımız Yusuf Tekin Bey’in başkanlığında kurulmuştur. Derneğimiz eylül ayında ikinci olağan kongresini yapmış genel başkanımız Mustafa Şen Bey tekraren başkan seçilmiştir. Her iki başkanımızın da selamlarını iletiyorum.”   Bir tek idealimiz var: Adil bir dünya ve yeniden büyük Türkiye   Cihannüma Derneği'nin faaliyet değil aidiyet derneği olduğunu dile getiren AKÇA, aidiyetlerinin çerçevesini ise şu cümlelerle özetledi: "aidiyetimiz bu millete, bu topraklara ve kadim medeniyet değerlerimizedir. Ve bir tek idealimiz var: Adil bir dünya ve yeniden büyük Türkiye."   Akça 15 Temmuz'da Cihannüma Derneği mensuplarının hazır mevzide olduğunu belirterek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kutlu mücadelesinin yanında olduklarını ve onu asla yalnız bırakmayacaklarını belirterek "15 Temmuz gecesi hayatınızı hiçe sayarak darbeci FETÖ  hainlerinin sembol yerlerden biri olarak seçtiği TRT binasını millet adına onlardan geri alıp sokaktaki direnen milyonların moralini yükseltti"ğini belirterek Soylu'ya teşekkür etti ve bu milletin bunu asla unutmayacağını belirtti.   Bir Bilinçlendirme Merkezi olarak Cihannüma Derneği   Gelenekselleşen "Sabah Namazı Buluşmalarının" konuğu olarak gelen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu konuşmasının başında bu milletin ufkunun daraltılmaya, menzilinin kaybettirilmeye, benliğinden ve kimliğinden yoksun bırakılmaya çalışıldığını belirterek bu milletin sığınağının neresi olduğunu hep bildiğini belirterek Cihannüma derneğinin de bilinçlendirme merkezi olarak bu sığınaklardan biri olduğunu belirtti ve konuşmasına şöyle devam etti: "Bugün dahi hep bir endişe içerisindeydik. Bir bilinçlendirme merkezi olarak nitelendirdiğim Cihannüma Derneği kuruluşunda aklın, düşüncenin bir parçası olarak bu endişeyi taşımaktadır. Gelecek neslimiz nasıl olacak; değerimizi, kültürümüzü, ananemizi, ana baba sevgimizi, ana baba duygumuzu, bizim medeniyetimizin birikimini yarın kendinde zihninde, aklında, hissedebilecek mi?"   Ne olacağız! İşte ne olacağımızı 15 Temmuzda Cenabı Allah iradesiyle bir kere daha bize tembih eyledi.   Bu tarz bilinçlendirme merkezleri eliyle yürütülen şuurlandırma sürecinin karşısına 15 Temmuzun çıktığını belirten Soylu, bunun Preveze Deniz Zaferinde Osmanlının 120, karşısındaki düşmanın ise 600 kadırgası olmasına rağmen Osmanlı'nın  büyük bir zafer kazandığı gibi 15 Temmuz'da da milletin zafer kazandığını ve geleceği kucaklamanın nasıl olduğunun gösterildiğini ifade etti. Soylu bu ve benzeri zaferlerin arkasında büyük bir imanın olduğu ve bu imanın izinden gidildiğini belirterek konuşmasını şöyle sürdürdü: "15 Temmuz'da genç neslimiz bize büyük bir ders verdi. Anne babaların "ne olur çıkma" tembihine rağmen anne baba sözünü dinlemeyerek memleket için, millet için, ülkemiz için, değerlerimiz için, inancımız için ve bu toprağa şehit kanını verdiklerinde o şehit kanını topraklarla yoğuranlar için adım atanlar, her beş vakitte duydukları ezanın ne anlama geldiğinin hakkını verdiler. Bu toprakların sahipsiz olduğunu zannedenler o 16, 17, 20, 25 yaşındaki gençlerin hiçbir hesaba dayanmadan attığı adımları tahmin edemediler, tasavvur edemediler. Hep şunu düşünüyoruz: Ne olacağız! İşte ne olacağımızı 15 Temmuzda Cenabı Allah iradesiyle bir kere daha bize tembih eyledi. Ölüme karşı koşanlar, çıplak elleriyle tankları durdurmaya çalışanlar... Hep kendi muhasebemde şunu yapıyorum. Böyle bir cesareti bir insan acaba yaşayabilir mi? Böyle bir cesarete sahip olabilir mi? Ben hala zor olduğunu düşünüyorum. Ama o cesaretin sahibinin Allah olduğunu düşününce herşey kolaylaşıyor."   İçişleri Bakanı olarak Türkiye'mizin, insanımızın, topraklarımızın gerçekleriyle biraz daha karşılaşma fırsatı bulduğunu ve bu milletin ne kadar büyük bir millet olduğunu, bu toprakların ne kadar dualı olduğunu, bu toprakların asıl sahibinin bu toprakların muhafazacısı olduğunu bir kez daha anladığını belirterek; bu topraklara birçok yerden saldırı geldiğini ve geçmişinde dünyaya nam salmış hakkaniyetin, adaletin, ahlakın ve medeniyetin ne anlama geldiğini ifade eden bu büyük devin tekrar ayağa kalkmasını engellemeye çalışıldığını ifade ettiler. Konuşmalarının devamında bu devi diz çökertmek için topyekun bir araya geldiklerini belirterek bu salonda olduğu gibi memleketin hatta dünyanın birçok noktasında Türkiye'nin desteklendiğini ve dualar okunduğunu belirtti.   Şehit olmayı göze almayan hiçbir devlet yada siyaset adamının bu ülkeye katabileceği hiçbir şeyi olamaz.   Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın milletle olan bağına da değinen Soylu; Recep Tayyip Erdoğan'ın bir felsefesi olduğunu bu felsefenin bu toprakların felsefesiyle aynı olduğunu belirterek konuşmasını şöyle sürdürdü: "Türkiye'yi tam anlamayanlar tam tarif edemeyenler bundan sonraki dönemlerde çok dumura uğrayacaktır. Bütün dünya bilmelidir ki bu toprakların felsefesini anlamayanlar, Tayyip Erdoğan ile olan bu toprakların ve milletin ilişkisini kuramayanlar yanılmaya devam edecektir. Bu coğrafya onların yakın bir coğrafyası, onların müdahale edecekleri bir coğrafya değildir. Bu coğrafyada gücümüz, cesaretimiz bizim tam anlamıyla oyun kurucu olmamızı sağlamayabilir. Ama bütün dünya görüyor ki bize rağmen kimse bu coğrafyada oyun kurmamıştır ve kuramaz." Bu milletin evladı olarak bizim hiçbirimizin kıymeti harbiyesi olmadığını esas olanın bu topraklar olduğunu belirten Soylu; şehit olmayı göze almayan hiçbir devlet adamı ya da siyasetçinin bugün bu ülkeye katabileceği hiçbir şeyinin olmadığını ifade etti.   Konuşmasının devamında mevcut Anayasa sürecine de değinen Soylu, AK Parti olarak ülkeyi belirli bir noktaya getirdiklerini fakat sistemsel sorunlardan dolayı yaklaştık 4-5 yıldır ilerleme noktasında sıkıntılar yaşandığını belirterek Türkiye'deki hükümet sisteminin değişmesinin gerektiğini belirtti ve konuşmasını şöyle sürdürdü; "bu aziz millete ve büyük medeniyetimize, tarihimize inşallah bizlerden onbin kat yüzbin kat güzel işler yapacak ve dünyaya bizi anlatacak geleceğimize bizi mahcup etmesin."   Bir araya gelmelerinde vesile ola Cihannüma Dayanışma ve İşbirliği Platformu Derneği'nin tüm mensuplarına teşekkürlerini ileten Soylu konuşmasını şu şekilde tamamladı: "Sabahın hayrıyla birlikte minnetlerimi ve şükranlarımı sunuyorum. İyi ki varsınız. Sabah namazından sonra, duaların muhafazası altında bugün burada birlikteyiz. Sayınızın adedinizin çok daha fazla olması ve sürekli devam etmesi dileğiyle, hepinizi saygıyla ve hürmetle selamlıyorum."   Program sonunda Cihannüma Dayanışma ve İşbirliği Platformu Derneği Teşkilat'tan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Şube Başkanı Ahmet AKÇA tarafından İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'ya "Sabah Namazı Buluşmaları"na katılmalarından ve günün mana, önemine binanen Kuranı Kerim hediye edildi. 

Haber Detayı

Harput Havzası İlmi-Manevi Hüviyeti Konulu Elazığ Cihannüma Buluşması

Elazığ Cihannüma Derneği, 01.01.2017 Pazar sabahı Elazığ Öğretmenevinde Harput Havzasının İlmi- Manevi Hüviyeti konulu bir program gerçekleştirdi. Program, önce Tevfikiye Camiinde kılınan sabah namazı ve Hafız Zülfü Üçer'in kıraatı ve hatim duası ile başladı. Elazığ Öğretmenevindeki kahvaltıdan sonra Araştırmacı-Yazar Süleyman Yapıcı'nın sunumuna geçildi. Yapıcı'dan önce takdim konuşması yapan dernek temsilcisi Mehmet Polatoğlu şunları söyledi: "Kuruluşu; ülkemizin içten ve dışarıdan kuşatıldığı bir zamana denk gelen derneğimiz, ihtilaf caiz-birlik farz şuuruyla ortak hassasiyete sahip STK'larımız arasında dayanışma ve işbirliği anlamında önemli vazifeler görmüştür. Genel başkanımız Mustafa Şen'in bir kısaltması vardı: Organizasyon-Koordinasyon-Operasyon (ORKOP) Ülkemiz 2013 yılından bu yana ciddi operasyonlarla karşı karşıyadır. Bize operasyon yürüten güçler organizeli, koordineli güçlerdir. Bu saldırıları püskürtmek organizeli, koordineli, harekat kabiliyetine sahip bir topluluk olmakla mümkündür... Bu vatanımız ve yaşadığımız şehrimiz hepimizin ortak paydasıdır. Kadim bir havza olan bu şehrimiz geçmişte manevi değerlere bağlılığı ile bilinen bir şehir olmuştur. Ancak manevi değerlere bağlılığı ile öne çıkan şehir son zamanlarda bu vasfını yitirmiştir. Şehrin tekrar manevi değerlere bağlılığı ile önce çıkabilmesi için Harput'un manevi hüviyeti ile ilgili çalışmalara ve bu çalışmaları yapanlara gerekli önem verilmelidir. Harput Havzası ile ilgili son derece önemli çalışmaları olan Süleyman Yapıcı hocamız, tabiki herşeyden önce Allah rızası için bu havza araştırmalarını yürütüyor. Ancak taktir edersiniz ki atasözlerimize, deyimlerimize de yerleşmiştir: Marifet iltifata tabidir. Müşterisiz meta zayidir. Şair İsmet Özel'in kendisine verilen bir ödül üzerine söylediği "İlgi, şaire kan verir." sözü araştırmacılar için de geçerlidir. Bu buluşmamızın Harput Havzasının manevi değerlere bağlılığı ile önce çıkmasına vesile olmasını, Süleyman Hocamızın önemli çalışmalarının artmasına vesile olmasını diliyorum."Süleyman Yapıcı da, Elazığ Cihannüma gönüllülerinin Harput havzası araştırmalarına duyduğu ilgiden dolayı memnuniyetini belirterek Harput'un tarihini özetleyerek konuşmasına başladı. Hz. Ömer döneminde İyaz b. Ganem komutasındaki fetihlerle İslamlaşmaya başlayan Harput havzasının fiziki olarak da hayret uyandıran bir şekilde Sahabe, Tabiin, Ehl-i Beyt'ten oluşan zatlarla çevrelendiği söyledi. Harput, Osmanlı döneminde herhangi bir şehzade şehri olmamasına rağmen Anadolu'nun en önemli ilim kültür merkezlerinden biri olmuştur. Harput'taki medreseler, İstanbul'daki medreselerin küçük kopyası olmuştur adeta. İlmi bir havza olarak Harput ve Palu bir bütündür... Bugün Harput'ta Diyanet Harput Eğitim Merkezinden sonra bir İmam Hatip Lisesi de açılmıştır. Ayrıca Harput'taki Diyanet Eğitim Merkezinin yıkılarak tarihi dokuya uygun olarak bir külliye şeklinde yeniden inşası düşünülmektedir. Bu çabayı çok önemli buluyorum. Ancak bu külliyenin inşası ile burada bir Dini Yüksek İhtisas Merkezi'nin açılması için de gayret etmek gerekir. Türkiye'de sadece sekiz ilde bulunan Dini Yüksek İhtisas Merkezilerinin dokuzuncusun Harput'a yapılması için hem siyasilerimizin hem de STK'larımızın üzerine düşeni yapması gerekmektedir. "Diyanet İşleri Başkanlığı teşkilatında çalışan müftü ve vaizlerin mesleki bakımdan daha iyi yetiştirilmelerini sağlamak, daha ileriki görevlere hazırlamak ve bu gibilerin yüksek bir eğitimle dini kaynaklara doğrudan doğruya başvurma yeteneğini elde etmelerini sağlamak, böylece dini konularda toplumumuzun ihtiyacına cevap verecek mütehassıs elamanları yetiştirmek” amacıyla kurulan Dini İhtisas Merkezlerinden birisinin de köklü bir ilmi geleneğe sahip Harput'umuza kazandırılması havzanın ilmi-manevi hüviyeti için son derece önemli bir kazanım olacaktır, dedi.Elazığ'ın birçok STK temsilcisi, Elazığ Cumhuriyet Başsavcısı Habip Korkmaz, bazı akademisyenlerin, Elazığ Cihannüma üyelerinin katıldığı program ilgiyle takip edildi. Program sonunda günün anısına Süleyman Yapıcı'ya Osmanlıca Muhtasar Kur'an-ı Kerim Meali hediye edildi.

Haber Detayı

İrfan Mektebi Söyleşileri Aralık Buluşması

Cihannüma, Eğitim-Bir-Sen ve TDED tarafından düzenlenen İrfan Mektebi Söyleşileri’nin Aralık ayı konusu Aliya İzzetbegoviç oldu. Sunuculuğu Furkan ÇÖRTEN tarafından yapılan program Şükrü Özdemir Hoca’nın Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Tertip heyeti adına açılış konuşması Cihannüma Derneği Karaman il Temsilcisi Cahit Suci tarafından yapıldı. Suci konuşmasında Avrupa’nın orta yerinde muvahhit ve mücahit bir kimlik ve kişiliğe sahip olan Aliya İzzetbegoviç’in anlaşılmasının önemine vurgu yaptı. Ve dernek çalışmaları hakkında bilgi verdi.   Daha sonra Doç. Dr. Mahmut Hakkı Akın Hoca sunumuna geçti.  Akın Hoca İzzetbegoviç’in özgürlük, sorumluluk ve ahlak kavramları üzerinde yoğunlaştığını, bütün düşünce ve fikriyatını bu kavramlar üzerinden şekillendirdiğini ifade etti. Akın Hoca: “Aliya İzzetbegoviç, Allah’a adanmış bir kulluk yerine dünyevi menfaatler üzerinden inşa edilen insanlar arası ilişkiler sisteminin Allah’tan sakınmak yerine başka korkuların üretilmesi dolayısıyla devam edeceğini iddia etmektedir. Bu sistem, tabi olanın da tabi olunanın da elindekileri kaybetme korkusuyla yaşadıkları ve karşılıklı ilişki halinde bulundukları bir sistemdir. Tebaa yetiştirme kültürü tam da böyle bir düzeni sürekli olarak üretmektedir. Bu şekilde oluşmuş bir sistem de insanların ümitlerini, gayretlerini ve pratiklerini Allah’tan sakınma ve buna dayanan bir kulluk bilinci değil, dünyevi güç ve menfaat ilişkileri belirleyecektir. İman edenin ya da etmeyenin konumu nettir. Her ne kadar kendilerini Müslüman olarak tanımlasalar da çoğunluğu oluşturan ve her devrin adamı olabilen korkaklar ile İslam Rönesans için fedakârca mücadele etme imkanı yoktur. Allah’tan sakınmanın yerine ikame edilen dünyevi korkular, sağlıklı bir şahsiyetin oluşmasına engel olmaktadır. Oysa insan için ahlaki yükselişi ve haysiyetli bir hayatı hedefleyen İslam’ın en temel meselelerinden birisi şahsiyet meselesidir”  dedi. İzzetbegoviç’in karakterini ve fikriyatını anlamak için hayatının tamamına yayılan özgürlük mücadelesini göz önünde bulundurmak gerektiğini belirten Akın Hoca İnsan ve İslam anlayışının, Aliya İzzetbegoviç’in hayata bakışının temelini oluşturduğunu belirtti.  Program Memur-Sen, Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı Yunus Özdemir’in plaket takdimi ile sona erdi.

Haber Detayı

Cihannüma Karaman Genç STK Buluşması

Pazar Sabah Namazı Buluşmalarında Cihannüma Derneği Genç STK’ları ağırladı. Aktekke Camisinde kılınan sabah namazı sonrası Hatuniye Medresesi’ne geçildi. Program Şükrü Özdemir Hoca’nın Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Sonrasında Cihannüma İl Temsilcisi Cahit Suci bir konuşma yaptı. Genç STK temsilcisi ve müntesiplerine çok teşekkür eden Suci ‘sabahın bu bereketli vaktinde bir araya gelmemizi nasip eden Allah’a nihayetsiz hamd-ü senalar ediyorum.’ Diyen Suci İstanbul’da meydana gelen terör saldırısını kınadı. Bu saldırıların Türkiye’yi hedef aldığını belirten Suci ‘Çanakkale’de olan ne ise, 15 Temmuz’da olan ne ise İstanbul’da ki saldırıda aynıdır. Aynı hedef ve amaca yöneliktir. Elbette acımız büyük ancak bu alçakça terör eyleminin senaryosunu yazanlar bilsinler ki her birimiz son nefesimizi verinceye dek bu topraklarda ezanlarımız susmayacak, bayrağımız inmeyecektir. Bizler Allah’tan başka güç ve kuvvet tanımıyoruz. Ona inanıyor, ona güveniyor ve ondan istimdat diliyoruz. Mesele Türkiye’nin oyunlarını bozmasıdır. Cereblus örneği önemli bir örnektir. Bugün Cereblus’ta çocuklar eğitimlerine sınıflarında devam ediyorlar. İnsanlar sağlık hizmetlerinden yaralanıyor, Cereblus’un çarşı ve pazarında alışverişlerini yapıyorlar. Türkiye el attığı yeri ihya ediyor. Bütün mesele budur. Türkiye ehli salibin, Siyonist- haçlı ittifakının oyunlarını birer birer bozuyor. İşte tam da bunun için üzerimize geliyorlar, bize amansızca saldırıyorlar. Ancak biz inanıyoruz ki asla başaramayacaklar.’ Sonrasında KMÜ İslami İlimler Fakültesi öğretim üyesi Nasseruddin Mazharı ‘Gençlik ve Ümmet Bilinci’ konulu sunumunu yaptı. Mazhari sözlerine iki hatırası ile başladı. 2005 yılında Bursa’ya yaptıkları bir gezide iki kişinin Afgan olduklarını anlayınca yanlarına geldiklerini ve kendilerine Afgan-Rus savaşında Afganistan dağlarında savaştıklarını söylediklerini belirtti. 2007 yılında ise Konya’da yaptıkları bir piknikte yanlarına gelen insanların Afaganistan’ın İstiklal savaşında kollarındaki bilezik, kulaklarındaki küpe ve parmaklarındaki yüzüklerini Türkiye’ye gönderdiklerini söylediklerini ve bu yüzden Afganlıları çok sevdiklerini anlattı. Mazhari ‘İnsanlar iyiliğin kölesidir’ diyerek, ‘yarın Türkiye’nin ümmet için yaptıkları elbette karşılarına iyilik olarak çıkacaktır.’ İfadelerini kullandı. Muhammed İkbal’den örnekler veren Mazhari ümmet bilincinin yeni bir dünyanın kurulmasında önemli olduğunu vurguladı. Sonrasında İHH İl Temsilcisi Raşit Bayrak, Genç Memur-Sen İl Temsilcisi Cihat Pınarcı, TÜGVA başkanı Adem Küçükyarma, İlim Yayma Cemiyeti’nden Nurullah Koçak ve Genç İHH Başkanı Recep Koçak birer konuşma yaptılar. Program yapılan kahvaltı ve dua ile sona erdi.

Haber Detayı

Cihannüma İstanbul Vefa Buluşması

Cihannüma İstanbul Temsilciliği olarak, MGV İstanbul Teşkilatlarında görev yapmış, İl Başkanı, İl Yönetim Kurulu Üyesi, İlçe Başkanı ve İlçe Yönetim Kurulu üyelerinin katılduğu Eski(meyen) Dostlar Buluşması gerçekleştirildi. Eski hatıraların yadedildiği ve dostlukların tazelendiği buluşma duygulu anlara sahne oldu.

Haber Detayı

Fikr'İstanbul Buluşmaları

Cihannüma İstanbul İnsan ve İktisat İhtisas Komisyonu tarafından "Paranın Yönü" konulu Fikristanbul Buluşması düzenlendi. Programı, komisyon başkanı Bilal Sağır'ın sunduğu programa Borsaİstanbul Başkanı Himmet Karadağ ve İÜ İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi ve SETA Ekonomi Direktörü Doç. Dr. Sadık Ünay müzakereci olarak katıldı.

Haber Detayı

İrfan Mektebi Söyleşileri Kasım Buluşması

Cihannüma, Eğitim-Bir-Sen ve TDED tarafından düzenlenen Kasım ayı İrfan Mektebi Söyleşilerinde Kudüs konuşuldu. Açılış ve selamlama konuşması Memur-Sen İl temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı Yunus Özdemir tarafından yapılan program, Cihannüma İl Temsilcisi Cahit Suci moderatörlüğünde Av. Cavit Tatlı ve Av. Yasin Kayacı Beylerin sunumlarıyla devam etti. İlk konuşmacı olan Cihannüma Derneği Genel Başkan yardımcısı Cavit Tatlı Mescid-i Aksanın yeri konusunda yanlış bilinen bilgiyi düzelterek başladı. ‘Mescid-i Aksa yeşil kubbeli olan Kubbetüs-Sahra değildir.’ Diyerek Mescid-i Aksa’nın Kubbetüs-Sahrayı da içine alan 144 dönüm bir araziden ibaret olduğunu vurguladı. Tatlı konuşmasına İsrail askerlerinin veya polislerinin Filistinli çocuklara yaptıkları baskı, yıldırma, işkence, tutuklama ve ev hapsi gibi insanlık dışı muamelelere nasıl maruz kaldıklarını örnekleriyle anlattı. Birleşmiş milletlerin 18 yaşından küçük olan herkesin çocuk olduğu kararına atıf yaparak çocuk hak ve ihlallerinin Filistin’de bir anlam taşımadığını ifade eden Tatlı, verdiği bir örnekle İsrail’in nasıl bir vahşet sergilediğini ortaya koydu. Kaçırılan 17 yaşındaki bir çocuğun ölü bulunduğunu ve yapılan otopsiyle Filistinli çocuğa benzin içirilerek diri diri yakıldığını anlattı.   İkinci olarak söz alan Yeryüzü Adalet ve İnsan Hakları Derneği Başkanı Av. Yasin Kayacı ise Filistin’de ki imar sorununa değindi. Kudüs’ün duvarlarla örüldüğünü anlatan Kayacı bu duvarlarla insanların eğitim hizmetlerinin, sağlık hizmetlerinin, ticari faaliyetlerinin ve ibadetlerinin zorlaştırıldığını ve engellediğini ifade etti. Yerleşimci adıyla Filistinlilerin topraklarının gasp edildiğini vurgulayan Kayacı Filistin’de çocuk olmanın, Filistin’de ana-baba olmanın zorluğundan bahsetti. Program konuşmacılara plaket takdimi ile sona erdi.

Haber Detayı

Cihannüma İstanbul Eğitimciler Buluşması

Eğitimciler Buluşması Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı ve Kurucu Genel Başkanımız Doç. Dr. Yusuf Tekin'in iştirakiyle Maltepe İmamet ve Hitabet Vakfı Konferans Salonunda gerçekleştirildi. Programa İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Faruk Yelkenci bazı ilçe müdürleri ve yaklaşık 750 eğitimci gönüldaşımız katıldı.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14
 Toplam Kayıt : 110