5 Şubat 2024 Cihannumma Editör Ekibi

Diplomatik Sözlük Çifte Vatandaşlık (Dual Citizenship)

Viktoria ARSENTEVA

Uluslararası hukuka göre, vatandaşlığı ve ikamet yeri ne olursa olsun, herkes doğuştan temel hak ve özgürlüklere sahiptir ve bunlar doğal ve devredilemezdir. Vatandaşlık, kişi ile devlet arasında hukuki bir bağ kurmakta, sadece hak ve öz- gürlüklerinin kapsamını değil, aynı zamanda devlete karşı yükümlülüklerini de belirlemektedir. Ulusal mevzuata göre, bir kişi iki veya daha fazla devletin vatandaşıysa, sırasıyla çift vatandaşlığa (bipatride) veya çok vatandaşlığa sahip bir kişi olarak anılmaktadır.

İlk bakışta, “çifte vatandaşlık” ve “ikinci vatandaşlık” kavramları aynı gibi görünse de, ayırt edilmesi gerekmektedir. İkinci vatandaşlığın özü, her bir devletin bir kişiyi yalnızca kendi devletinin vatandaşı olarak kabul etmesi gerçeğinde yatmaktadır. Bu durum, bir kişinin, bir uluslararası anlaşma temelinde, bir vatandaşa sağlanan hak ve yükümlülüklerin kapsamını kendi aralarında dağıtan her iki dev- letle ilişkileri olduğunda çift vatandaşlık statüsünden farklıdır.

Çift vatandaşlığa sahip bir kişi, topraklarında bulunduğu devletin tüm anayasal haklarına sahiptir ve tüm yükümlülüklerini yerine getirmektedir. Aynı zamanda askerlik ve sosyal güvenlik konularıyla da ilgilidir. Ayrıca, bir vatandaş, bir ülkenin ordusunda daha önce askerlik hizmetini tamamlamışsa, anlaşma yaptığı ikinci vatandaşlık ülkesinde askerlik hizmetinden muaftır. Örneğin, 1984 yılında Fransa ve Cezayir, çift vatandaşlığa sahip kişilerin ikamet ettikleri yere bakılmaksızın bu ülkelerden herhangi birinde askerlik hizmetini yerine getirebilecekleri konusunda bir anlaşma imzalamıştır. Çift vatandaşlığın olumlu yönlerinden, çift vatandaşlığa sahip önemli sayıda kişinin varlığının devletler arasındaki ilişkilerin yoğunlaşmasına katkıda bulunabileceği de söylenebilir.

Ancak, dezavantajları da vardır. Örneğin, çift vatandaşlığa sahip bir kişinin dip- lomatik koruma hakları kesilmiştir. Devletler, bu kişiler aynı zamanda diğer devletin vatandaşıysa, vatandaşlarına haklarının diğer devlet tarafından ihlal edilmesine karşı diplomatik koruma sağlamaktadır. Ancak diğer ülkelerin iç işlerine karışmama doktrinine dayanan bu ilke her zaman gözetilmemektedir. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri, Fransa ve Birleşik Krallık gibi ülkeler, ikinci ülkeler- de sorunlarla karşılaştıklarında çifte vatandaşlık sahiplerine korumalarını genişletmiştir. Çift vatandaşlık sahiplerinin bir diğer olumsuz yanı ise yüksek kamu görevlerine sahip olamamalarıdır. Çift (çok) vatandaşlık çeşitli nedenlerle ortaya çıkabilmektedir. Bunlar arasında, devlet sınırındaki değişikliklerle ilişkili devlet- lerin bölgesel değişiklikleri; uluslararası göç; yabancı bir devletin vatandaşı ile evlilik, yabancı bir vatandaşın evlat edinilmesi; ilk vatandaşlığı korurken telsik vb.

Küreselleşme süreçlerinin yoğunlaşması, Avrupa Birliği ve Avrupa Konseyi gibi uluslararası entegrasyon yapılarının ortaya çıkması, vatandaşlığın yorumlanması- na yönelik yaklaşımların revizyonuna katkıda bulunmuştur. Bu kavram, bir dev- letin birleşik bir topluluğa veya devletler birliğine girmesi sonucunda elde edilen bir kişinin özel statüsünü belirlemek için de kullanılmaya başlanmıştır. 1992’de imzalanan Maastricht Antlaşması, Avrupa Birliği vatandaşlığını kurmuştur. Bir AB vatandaşı, menşe devletinin siyasi ve sosyo-ekonomik hak ve yükümlülükle- rine sahiptir. Ayrıca, AB vatandaşı statüsü, Topluluk içinde özgürce hareket et- menize ve yaşamanıza, sosyal haklardan yararlanmanıza ve oy kullanmanıza ve başka bir AB üye ülkesinde belediye ve Avrupa Parlamentosu seçimlerinde aday olmanıza olanak tanımaktadır. Avrupa Birliği vatandaşlarının farklı devletlerde yararlanabilecekleri bu kadar çok sayıda hak, AB vatandaşlığını bir tür çift vatan- daşlık olarak değerlendirmeyi mümkün kılmaktadır.

Birçok eyalette, ülkenin anayasası düzeyinde, çift vatandaşlığa genel yaklaşımlar öngörülmüştür. Her ülke, çifte vatandaşlık sorununun çözümüne kendi politika- sının, kültürünün, demografik durumunun ve coğrafi konumunun özelliklerine göre yaklaşmaktadır.

Bazı ülkelerde çift vatandaşlık kurumu tanınmakta veya izin verilmektedir. Bu ül- keler arasında İngiltere, İspanya, İtalya, İsrail, ABD, Tacikistan, Almanya, Fransa, Latin Amerika ülkeleri vb. Danimarka, Kazakistan, Küba, Ukrayna, İsveç gibi çift vatandaşlığı tanımayan ülkeler vardır. Japonya, Çin, Hindistan, Güney Kore, Malta ve diğer bazı ülkelerde olduğu gibi çift vatandaşlık kesinlikle yasaktır.

Çifte vatandaşlık konuları genellikle ikili anlaşmaların konusudur. Örneğin, İtal- ya ve İsviçre, çifte vatandaşlığın karşılıklı tanınması konusunda bir anlaşmaya sahiptir. Almanya, İsviçre ve AB ülkeleri ile çifte vatandaşlık anlaşması imzala- mıştır; diğer ülke vatandaşlarının önceki vatandaşlıklarından vazgeçmeleri gerekmektedir. Benzer bir durum Andorra, Latin Amerika ülkeleri, Portekiz, Filipinler ve Ekvator Ginesi ile anlaşmalar imzalayan İspanya’da da yaşanmakta ve diğer ülkelerden başvuranların ilk vatandaşlıklarından vazgeçmeleri gerekmektedir.

Böylece çift vatandaşlık, bir kişinin aynı anda iki veya daha fazla vatandaşlığa sahip olması olarak anlaşılmaktadır. Bazı ülkeler, belirli koşullar altında çift va- tandaşlığa izin vermekte veya önceki vatandaşlıktan vazgeçilmesini gerektirme- mektedir. Diğer ülkelerde çift vatandaşlığa sahip bir kişi, kanunla belirlenen süre içinde bunlardan birini seçmek zorundadır.

Whatsapp Whatsapp